HABER MERKEZİ - Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, katledilişlerinin 54. yılında birçok kentte anıldı, açıklamalarda mücadele çağrıları yapıldı.
Türkiye devrimci hareketinin önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, katledilişlerinin 54’üncü yılında birçok kentte anıldı.
MERSİN
Mersin 68’liler Derneği, anması kapsamında açıklama yaptı. Akdeniz ilçesinde bulunan Özgür Çocuk Parkı’nda yapılan açıklamaya Mersin Emek ve Demokrasi Platformu katılırken, “Özgür bağımsız mutlu bir halk için sürüyor mücadele" yazılı pankart açıldı.
Saygı duruşu ile başlayan açıklamayı Mersin 68’liler Derneği üyesi Yusuf Kaya yaptı. Kaya, "Bugün Denizleri anmak için değil, onlara verdiğimiz sözü hatırlamak, hatırlatmak; tam bağımsız, eşit haklar temelinde bir arada yaşadığımız bir Türkiye mücadelesini yükseltmek için bir aradayız. Filistin hala özgür değil, emperyalist politikalar Ortadoğu'yu kan gölüne çevirdi. Afganistan, Suriye ve şimdi de İran'da, başta ABD emperyalizmi olmak üzere savaş makineleri halklara karşı suç işlemeye devam etmektedir. Kürt halkının eşit haklara dayalı yurttaşlık talepleri devam etmekte, farklı kimlik ve inançların kendini yaşama hakları yok sayılmaktadır. Ülke nüfusunun yüzde 30'u işsiz, eğitim ve sağlık paralıdır. İşçi ve emekçilere açlık sınırı altında ücret dayatılmakta, ülke kaynakları ise sermaye için seferber edilmektedir.
Halk iradesi yok sayılarak seçilmişler tutuklanıp yerine kayyımlar atanmıştır. Üniversiteler, bilim, sanat, resim, müzik vs. hala özgür değildir. Gençlere geleceksizlik dayatılmakta, hak arayan sendika yöneticileri tutuklanmakta, gazetecilik yapanlar tutuklanıp yargılanmakta, işçilerin hakları için yürütmüş oldukları mücadele karşısında kolluk gaz ve cop kullanmaktadır. Sözün özü '68 gençlik hareketinin önderlerine karşı borcumuz ve sorumluluğumuz devam etmektedir. Yeni bir dünya, tam bağımsız bir ülke isteyen bütün toplumsal muhalefetin birleşik ortak mücadelesi bize yeni bir yaşam ve özgür bir gelecek verebilir” şeklinde konuştu.
Kitle sık sık, “Katil ABD Ortadoğu’dan defol” ve “Onlara sözümüz devrim olacak” sloganları attı.
DÊRSIM
EMEP Dêrsim İl Örgütü de anma düzenledi. DEM Parti Dêrsim Milletvekili Ayten Kordu ve siyasi parti ile demokratik kitle örgütü temsilcilerinin de katıldığı anmada EMEP il binasından Seyid Rıza Meydanı'na doğru yürüyüş gerçekleştirildi. "Yaşasın devrim ve sosyalizm" pankartının taşındığı yürüyüşte sık sık "Yusuf, Hüseyin, Deniz sürüyor sürecek mücadelemiz", "Katil ABD Ortadoğu'dan defol" ve "Emperyalistler, iş birlikçiler 6'ncı filoyu unutmayın" sloganları atıldı. Seyid Rıza Meydanı'nda yapılan açıklama öncesi saygı duruşunda bulunuldu.
Ardından yapılan basın açıklamasını EMEK Gençliği'nden Eylül Yantemur okudu. Üç Fidan'ın bıraktığı mirasın halklara ilham olduğunu söyleyen Eylül Yantemur, aradan geçen 54 yılda işçi ve emekçilerin, gençlik kesimlerinin içinde bulunduğu koşullar benzerlikler taşıdığını aktardı. Eylül Yantemur, "Denizlerin mücadelesi, halklara dayatılan sömürü, bağımlılık ve yoksulluk düzenine karşı 'tam bağımsız Türkiye' diyenlerin mücadelesidir. Emperyalizmin ve işbirlikçilerinin çıkarları doğrultusunda ülkenin kaynaklarının parsel parsel satılmasına, Türkiye’nin sınırsız bir sömürü alanına dönüştürülmesine karşı yükselen itirazın adıdır. Bugün saray rejiminin politikaları, ülkenin doğasını, emeğini ve geleceğini tekellere açarken; emekçilere açlık sınırının altında ücretler, gençliğe ise güvencesizlik ve geleceksizlik dayatıyor. Sermayenin ihtiyaçlarına göre şekillenen ekonomi politikaları, geniş halk kesimlerin mutlak yoksulluğa mahkûm ederken; gençlik yoğun sömürü koşulları altında yaşamaya zorlanıyor" dedi.
Açıklamanın ardından söz alan Ayten kordu da üç Fidan'ın Türkiye ve Kürdistan halklarının birliğini haykırdığını söyleyerek, "Üç Fidan, bizlere ışık tutan devrimciler oldular. Türkiye'de emekçilerin yoksullaştırılmasına karşı ciddi mücadele verildi. Bunun ilham kaynağı da Denizler, Mahirler, İbrahimler, Sakineler oldu. Bu gelenek Türkiye'de bütün halkların mücadelesine ışık tuttu. Onları buradan bir kez daha saygıyla selamlıyorum ve onların mücadelesi bitmedi" diye belirtti. Anma, EMEP MYK üyesi Orhan Kurul'un mücadele vurgusu yaptığı konuşmasının ardından sona erdi.
DÎLOK
Dilok Emek ve Demokrasi Platformu, Balıklı Meydanı’nda açıklama yaptı. "Emperyalist savaşlara karşı bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm" ile "6 Mayısları hiç unutmayacağız" pankartlarının açıldığı eylemde açıklamayı platform adına Yusuf Usanmaz okudu.
Denizlerin emperyalizme ve sömürüye karşı yaktığı ateşin bugün de yollarını aydınlattığını belirten Usanmaz, emperyalist sistemin krizlerini savaşlarla aşmaya çalıştığını vurguladı. Ortadoğu’dan Doğu Avrupa’ya tırmanan savaş gerilimine dikkat çeken Usanmaz, Türkiye’nin NATO üyeliği ve askeri üslerle bu suçlara ortak edildiğini ifade etti. Ankara’da temmuz ayında yapılacak NATO zirvesine tepki gösteren Usanmaz, "Denizlerin 6. Filo’yu denize döktüğü gibi, emperyalistlerin savaş sofrasına izin vermeyeceğiz. Türkiye NATO’dan çıkmalı, tüm askeri üsler kapatılmalıdır" dedi. Ülkedeki ekonomik krizin ve sömürünün derinleştiğini, hak arayanların ise baskı ve tutuklamalarla susturulmak istendiğini dile getiren Usanmaz, BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen ile gazeteciler İsmail Arı ve Alican Uludağ’ın tutukluluğuna değinerek adaletsizliğe vurgu yaptı.
Açıklama, "Yaşasın devrim ve sosyalizm", "Yaşasın halkların kardeşliği" ve "Emperyalistler, işbirlikçiler; 6. Filo’yu unutmayın" sloganlarıyla sona erdi.
İZMİR
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Türkan Saylan Kültür Merkezi(TSKM) önünde anma gerçekleştirdi. "Deniz Yusuf Hüseyin'in yolunda emperyalist savaşa karşı bağımsızlık ve sosyalizm" pankartının açıldığı anmada, "Emperyalistler işbirlikçiler 6. filoyu unutmayın", "Faşizme ölüm tek yol devrim" sloganları atıldı.
İzmir Emek Ve Demokrasi Güçleri adına konuşan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Deniz Şahin Gümüştekin, "Mücadele dün olduğu gibi bugün de sürüyor. Emperyalizme boyun eğenlerle, ona karşı direnenler arasında. Sermaye düzenini sürdürmek isteyenlerle, eşitlik ve özgürlük isteyenler arasında. Bu halk, kendisine dayatılan gerici ve baskıcı düzeni reddederek, tarihinin en meşru ve onurlu direnişlerinden birini, Gezi’yi yarattı. Gezi’nin değerlerine sahip çıkmak, bugün de bu mücadelenin önemli bir parçasıdır. İşsizliğe, yoksulluğa, eşitsizliğe, doğanın talanına ve kamusal kaynakların yağmasına karşı verilen mücadele; Denizlerin, Mahirlerin, İbrahimlerin açtığı yolda sürüyor. Bugün yapılması gereken açıktır: baskıyı, eşitsizliği ve tekleşen yönetim anlayışını geriletmek değil, tasfiye etmek; halkın iradesini gasp eden anlayışa karşı demokrasiyi, özgürlükleri ve halk egemenliğini yeniden kurmaktır. Karanlık ne kadar derinleşirse derinleşsin, bu düzen değişmeden aydınlık gelmeyecektir. Aydınlık; ancak örgütlü mücadeleyle, kararlı bir duruşla ve halkın birleşik iradesiyle kurulacaktır. Üç fidan, halkın bağrında; bağımsız, demokratik ve eşit bir ülke mücadelesinde yaşamaya devam ediyor" ifadelerini kullandı.
Kitle açıklamanın ardından "Yusuf, Hüseyin, Deniz sürüyor sürecek mücadelemiz","Yaşasın devrim ve sosyalizm" sloganlarıyla Gündoğdu Meydanı'nından denize karanfil atarak anmayı bitirdi.
KARŞIYAKA
NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik ise Karşıyaka İZBAN önünden Karşıyaka çarşı girişine yürüyüş gerçekleştirdi. "Denizlerin yolunda NATO ve emperyalizmin karşısında" ve "Denizlerden bugüne NATO'ya geçit yok. Deniz, Yusuf, Hüseyin ölümsüzdür" pankartlarının açıldığı yürüyüşte "Emperyalistler yenilecek direnen halklar kazanacak", "Denizlerin yolunda NATO'ya geçit yok" dövizleri taşındı. Sık sık "NATO'dan çıkılsın üsler kapatılsın", "Katil ABD işbirlikçi AKP" ve "Katil İsrail Ortadoğu'dan defol" sloganları atıldı. Çarşı girişinden yapılan basın açıklamasının metnini kitle adına Sonay Tezcan okudu.
NATO'nun kurulduğu günden beri dünya halklarının devrimci mücadelesine karşı durduğunu ifade eden Sonay Tezcan, "Denizlerin emperyalizme ve NATO’ya karşı verdikleri mücadele bugün bizlere yol gösteriyor. Onların verdikleri mücadele sadece söylemde kalmayan, gençlik kitlelerini emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine karşı sokağa döken, eyleme çağıran, emperyalist-Siyonist barbarlığa karşı Filistin topraklarında savaş veren devrimci değerlere sahip çıkan bir mücadeledir. Tam da bu yüzden “Emperyalizme ve NATO’ya karşı Deniz Olunmalı!” diyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti NATO’nun bir üyesi olarak bu savaş ve saldırı örgütünün bir parçasıdır. Kurulduğu günden bugüne NATO’nun en etkin güçlerinden biri olan Türkiye Cumhuriyeti devleti Ortadoğu’da, Balkanlar’da, Kafkasya’da ve Afrika’da gelişen halk isyanları ve ulusal kurtuluş hareketinin bastırılmasında ve emperyalist hegemonya dalaşında doğrudan yer almıştır. Ülkemiz açısından NATO, uzakta ve dışsal değil, içsel bir olgudur. Bizler NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik olarak, 7-8 Temmuz’da Ankara’da NATO Zirvesi’nin toplanmasına karşı, emperyalist savaş ve saldırganlığa karşı işçi ve emekçileri mücadeleye çağırmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
AYDIN
Aydın'da ise Emek Partisi Aydın İl Örgütü tarafından Efeler ilçesi sevgi yolunda bir anma yapıldı. "Savaşa, sömürüye, emperyalizme geçit yok" pankartı açılan açıklamada, "Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm", "Epmeryalistler işbirlikçiler altıncı filoyu unutmayın" ve "Katil ABD Ortadoğu'dan defol" sloganları atıldı.
Açıklamayı EMEP üyeleri Emir Şıh ve Işılsu Başkavak okudu. Denizlerin 54 yıllık mirasının "sınıf kavgasında, fabrikaların tozunda, tarlaların çamurunda büyüdüğünü" belirtilen açıklamada, "Ankara sokaklarını direniş okuluna çeviren maden işçilerinin zaferi, 2026 yılının en büyük halk dersidir. Bu zafer göstermiştir ki; sermaye ne kadar azgın olursa olsun, örgütlü bir halkın karşısında tüm barikatlar yıkılmaya mahkumdur! Madencinin nasırlı ellerinden süzülen bu direniş, Denizlerin başlattığı o büyük kavganın bugünkü şanlı bir sayfasıdır. Bugün gençlerimizi çıraklık ve stajyerlik maskesiyle MESEM çarklarında adeta çocuk işçiliğine mahkum edenler, üniversiteleri birer ticarethaneye dönüştürenler, Denizlerin o devrimci ruhundan korkmaktadır. Bizler; gencecik fidanlarımızı iş cinayetlerine kurban veren bu modern kölelik sistemine, MESEM zulmüne ve geleceksizliğe karşı 'Bilimsel, Özerk, Demokratik Üniversite' ve 'İnsanca Yaşam' talebimizden vazgeçmeyeceğiz. Halkın çocuklarının emeğini çalanlara cevabımız; kampüslerin ve sokakların örgütlü sesi olacaktır" denildi.
İSTANBUL
Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik, “Emperyalizme ve NATO’ya karşı Deniz olunmalı” şiarıyla Taksim Meydanı’nda yürüyüş düzenledi. Yürüyüş Taksim Meydanı’ndan başlayarak Beşiktaş’a kadar sürdü. Yürüyüşe siyasi partilerin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Yürüyüşte meşaleler yakılarak “Emperyalistler İşbirlikçiler 6’ncı filoyu unutmayın”, “Deniz Yusuf Hüseyin Sürüyor, sürecek mücadelemiz” ve “Katil ABD Ortadoğu’dan defol” sloganları atıldı. Daha sonra Beşiktaş’ta bulunan Dolmabahçe’ye gelen kitle bir dakikalık saygı duruşunun ardında basın metnini okudu. Metni birlik adına Onur İnce okudu.
İnce, “Devrimci önderle Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamlarının 54’üncü yılında 6’ncı filoyu denize döktükleri yerdeyiz. Onlar 6 Mayıs şafağında sloganlarıyla ölümsüzlüğe yürüdüler. Yaşamlarını savundukları dava uğruna feda ettiler. Korkusuz ve militan tutumları ile Türkiye Devrimci Hareketi'nin kurucu önderlerinden oldular. Başta gençlik olmak üzere, işçilere, emekçilere, halklara devrimci bir karakter aşılayarak örnek devrimciler oldular. Onlar burjuva reformizminden kopuşun, düzene karşı militan ve ödünsüz bir başkaldırının temsilcisiydiler. Onların emperyalizme ve NATO'ya karşı verdikleri mücadele bugün bizlere yol gösteriyor. Onların verdikleri mücadele sadece söylemde kalmayan Gençlik kitlelerine emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine karşı sokağa döken, eyleme çağıran, emperyalist barbarlığa karşı Filistin topraklarında savaş veren, devrimci değerlere sahip çıkan bir mücadeledir. Tam da bu yüzden emperyalizme ve NATO'ya karşı deniz olunmalı diyoruz. Bugün dünyanın dört bir yanı emperyalist savaş ve saldırganlığın tırmandırıldığı bir dönemde emperyalist kapitalist sistemin yaşadığı kriz dünyanın dört bir yanında işçi sınıfına, emekçi halklara yönelik savaş, saldırganlık ve yıkım anlamına geliyor. Latin Amerika'da, Ortadoğu'da halklar emperyalist saldırganlığın doğrudan hedefi durumunda. Er ya da geç direnen halklar kendi kaderini tayin edecek emperyalist saldırganlığa dur diyecektir” ifadelerini kullandı.