Katliamı engellemek yerine montunu kurtarmaya çalıştı

Paylaş:

ANKARA - Boşanma aşamasında olduğu Barış Arslan ve babası Kudret Arslan tarafından katledilen Başak Gürkan davasını izlemek isteyen kadınlar salona alınmazken, katliam anına ilişkin kamera kayıtlarında fail Barış Arslan'ın katliamı engellemeye çalışmak yerine montunun kan olmaması için çabaladığı görüldü. 

Boşanma aşamasında olduğu Barış Arslan ve Kudret Arslan’ın saldırısı sonucu 9 Eylül'de yaşadığı evde katledilen Başak Gürkan için açılan davanın ilk duruşması, Ankara Adliyesi 12’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme salonu, çevik kuvvet polisi tarafından ablukaya alınarak kadınların salona girmesi engellendi. Mahkeme salonunun küçük olması gerekçesiyle davanın izlenmesini engelleyen mahkeme heyeti, dava avukatının görüşme talebini ve kadınların salonu değiştirme talebini kabul etmedi.
 
KADINLARIN İZLEMESİ ENGELLENDİ
 
Mahkeme salonuna yalnızca Başak Gürkan'ın ailesi, katılan avukatlar ve basın çalışanları alındı. Mahkemede Başak Gürkan'ın ailesinin avukatı Hüseyin Öztürk'ün yanı sıra faillerin avukatları da hazır bulundu. Ağırlaştırılmış müebbet istemiyle yargılanan failler Barış ve Kudret Arslan'ın salona getirilmesinin ardından Başak Gürkan'ın ailesi fenalık geçirdi. Mahkeme salonuna kadınların girmesi engellenirken çok sayıda polis ve jandarma da salonda bulundu. 
 
KAPALI DURUŞMA TALEBİ REDDEDİLDİ 
 
Kimlik tespitinin ardından mahkeme başkanı duruşmaya, bakanlık avukatı dışında sivil toplum örgütü ve baroların temsilcisi avukatların davaya katılım taleplerini kabul etmeyeceğini açıklayarak başladı. Fail avukatları duruşmanın kapalı yapılmasını talep etti ancak duruşmanın kapalı yapılması talebi mahkeme tarafından reddedildi. 
 
FAİLDEN ÇELİŞKİLİ İFADELER
 
Mahkemede ifade veren fail Barış Arslan, Başak Gürkan’ı çeşitli yöntemlerle takip ettiğini ve bu amaçla evine izinsiz girdiklerini kabul etti. İfadesinde olay günüyle ilgili çelişkili beyanlarda bulunan Arslan, yaşananlara müdahale etmediğini öne sürdü ve birçok soruya “hatırlamıyorum” yanıtını verdi. Diğer sanık Kudret Arslan da ifadelerinde çelişkiler sergiledi ve olayla ilgili farklı beyanlarda bulundu. 
 
Duruşmada dinlenen Başak Gürkan’ın annesi ve kardeşleri, Barış Arslan’ın uzun süredir baskı, hakaret ve şiddet içeren davranışlarda bulunduğunu, Başak Gürkan’ın bu nedenle boşanmak istediğini anlattı. Aile üyeleri ayrıca sanıkların tehditkâr tutumlarına ilişkin tanıklıklarını paylaşarak şikâyetçi olduklarını belirtti.
 
'BARIŞ ASLAN DOĞRUDAN ÖLDÜRME EYLEMİNE DAHİL'
 
Ailenin avukatı Hüseyin Öztürk, olayın başından itibaren her iki sanığın da birlikte hareket ettiğini belirterek, Barış Arslan’ın yaşananlara engel olmak yerine sürece aktif şekilde dahil olduğunu belirtti. Öztürk, adli delillerin de bu değerlendirmeyi desteklediğini ifade ederek, Barış Arslan’ın babasıyla fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiğini ve bu nedenle her iki sanığın da aynı suçlama kapsamında yargılanması gerektiğini söyledi.
 
KURUMLAR ADINA DAVAYA KATILMA TALEPLERİ
 
Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi adına davaya katılma talebinde bulunan Rabia Çakmak, kadına şiddetin artık kolektif bir problem olduğunu ifade ederek, "Bugün Barış Gürkan, dün başka bir kadın yarın içimizden biri için burada olmak zorunda kalmayacağımızın bir garantisi yok. Her davada hâksız tahrik ve aldatılma iddiaları ile karşı karşıya kalıyoruz. Katılma talebi ile birlikte şikayetçiyiz. Kamu davasına da katılma talebimizi vardır" dedi. Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği adına katılma talebinde bulunan aynı zamanda Başak Gürkan'ın boşanma avukatı olan Çisel Demirkan da "Yüzlerce kadın cinayeti davası görüyoruz. Sanıkların cezasızlık algısının yıkılmasını istiyoruz. Bu yılın başından itibaren 20 kadın cinayeti davasına girdik sanıkların hiçbiri farklı bir şey söylemedi" ifadelerini kullandı.  
 
SANIKLARIN BERAAT TALEBİNE TEPKİ 
 
Savunmasını yapan failler suçlamaları reddetti. Tanık beyanları ardından mahkeme, eksik ve yeni tanıkların bir sonraki duruşmada hazır edilmesini istedi.  Fail Barış Arslan'ın avukatı Ali İhsan Erdağ da beraat istedi. 
 
Fail ve avukatlarının beraat talebine tepki gösteren aile yakınları sık sık salonda çıkarıldı. 
 
DURUŞMA ERTELENDİ
 
Ara kararını açıklayan mahkeme, faillerin tutuklu yargılanmaların devamına, bakanlık avukatı ve aile yakınları dışında katılma taleplerinin reddine ve verilen beyanlar ardından ilgili delillerin toplanmasına karar verdi. Bir sonraki duruşma 22 Eylül saat 11.45'e ertelendi. 
 
DURUŞMA SONRASI AÇIKLAMA
 
Duruşma sonrası Başak Gürkan'ın ve davayı takip eden avukatlar ile kadınlar adliye önünde açıklama yaptı. Açıklamada, Başak Gürkan'ın fotoğrafları taşınırken sık sık "Katledilen kadınlar isyanımızdır", "Başak Gürkan için adalet", "Kadın cinayetleri politiktir" sloganları atıldı. 
 
Burada kadınlar adına açıklama yapan Leyla Mavili, duruşmanın küçük bir salonda yapılmasına tepki gösterdi. Davanın tüm kamuoyu tarafından takip edilmek istendiğini belirten Leyla Mavili, "Duruşmada erkeklerin birincil yalanları bize birer birer söylendi. Başak'ın karakterine, bedenine, kişiliğine dair hiçbir şeyi konuşturmayacağız. Mahkeme salonunda da medyada da konuşturmayacağız. Ortada kadın cinayeti, bir kadını katleden iki erkek var. Ortada 5 yaşında bir çocuk var. Bunlar dışında hiçbir şey konuşulmayacak. Hiçbir şey bir erkeğe bir kadını öldürme hakkı vermez. Onlar bunu yapmaya muktedir olduklarını düşündükleri için yaptıkları bu şeyin cezasını çekecekler. Onlar cezasını çekene kadar biz her yerde 'Başak Gürkan için adalet' demeye devam edeceğiz. Biz Başak'ın cevap veremeyeceği sorulara cevap vermek zorunda değiliz" diyerek davanın bir sonraki duruşmasını takip etme çağrısında bulundu.  
 
Ardından söz alan Başak Gürkan'ın kız kardeşi Yaprak Gürkan da 9 aydır duruşmanın görülmesini beklediklerini söyledi. Yaprak Gürkan, "Burada da yine klasik suçlamalarını gördük. Kendilerinin de kabul ettiği mal paylaşımı, nafaka verilmemesi, Barış Arslan'ın üç kuruş nafaka hesabı yaparak babalığını gösterdi. Olay gerçekleşirken babasına engel olmayarak da kocalığını gösterdi.  Hiçbir ev, nafaka hesabı bir çocuğun annesiz geçireceği yılların bedeli olamaz. Başak'ın hakkı, kızının annesi için döktüğü gözyaşlarının hakkı onlardan sorulsun" ifadelerini kullandı.