WAN - Üniversite yıllarında katıldığı demokratik etkinlikler nedeniyle yargılanıp ve ceza verilen Elektrik-Elektronik Mühendisi Şahin Ağrali, 10 yıldır süren davalar nedeniyle mesleğini icra edemediğini belirtti.
Şahin Ağrali, Mersin Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümü öğrencisi olduğu 2013 yılında 2015 yılları arasında Newroz ve 8 Mart gibi çeşitli eylem ve etkinliğe katıldı. Şahin Ağrali ve 22 kişi hakkında 2015 yılında “örgüt propagandası” suçlamasıyla Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Mersin 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Yapılan yargılamada Ağrali’ye aynı suçlamadan 3 yıl 8 ay ceza verildi. Ağrali 2025 yılında tutuklandı ve avukatının yaptığı itiraz sonucu 4 ay sonra tahliye edildi. Avukatının Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuru sonucu mahkeme Ağrali’nin tutuklanmasının hak ihlali olduğuna hükmetti.
İddianamede Ağrali’nin o dönem Rojava’da DAİŞ’e karşı savaşırken yaşamını yitiren YPG’li Harun Özmen’in (Devran Amed) posterini taşıması suçlama konusu yapıldı. 10 yıldır süren yargılama nedeniyle Ağrali, mesleğini icra edemiyor. Üniversite yıllarında katıldığı her demokratik eylem ve etkinlik suçlama konusu yapılarak hakkında dosya açılan Ağrali, bugün "siyasi sabıkalı" olduğu iddiasıyla iş bulamıyor. Şu anda bir inşaatta çalışmak zorunda kalan Ağrali, kendi mesleğini yapamadığı için geçim sıkıntısı da yaşıyor.
10 YILDIR SÜREN DAVA
Üniversitede attıkları her adımın suç sayıldığını belirten Ağrali, hazırlanan iddianame ve haklarında açılan davaların hiç birinde suç unsurunun olmadığını söyledi. Ağrali, "2014 yılında Newroz’u kutladık. Ondan önce 8 Mart vardı. Kadın arkadaşlar 8 Mart’ı kutladılar ve daha sonra bu etkinliklere katılmamız dosyaların açılmasına gerekçe yapıldı. Yine Leyla Güven o dönem açlık grevine başlamıştı. Biz de üniversitede açlık grevleri üzerine düşüncelerimizi dile getirdik. Düşüncelerimizi dile getirdiğimiz için hakkımızda dava açıldı. Üniversitede hakkımda 6 dava açıldı ve daha sonra bana ceza istediler. Üniversitede demokratik hakkımızı kullandık. Kimseye zarar verecek bir şey yapmadık. Bir haksızlık var ve buna karşı vicdani olarak tepki gösterdik. Üniversitede yaptığımız her etkinlik ve katıldığımız her faaliyet demokratikti. Hak ve hukuk ölçülerine uygun hareket ettik. 8 Mart’ta kadınlar alanlara çıkıyor, erkek şiddetini teşhir ediyor ve özgürlük talep ediyorlar. Biz kadınlara destek olduğumuz için bunu da suç yaptılar ve başka bir dava açtılar. Bizi suçlu gibi göstermeye çalışıyorlar. Oysa ortada suç yok. Hazırlanan iddianamede bile ‘bu kişiler doğrudan suç işlememiş, ama suç işlemiş olabilirler’ deniyor. Kanunda böyle bir şey yok. Kanunda ya suç vardır ya da yoktur; ikisinin ortası olmaz. Ayrıca yaşamını yitirmiş bir YPG üyesinin posterini açtığımız iddiasıyla bizi suçlu yaptılar. Oysa o dönemde YPG ‘terör’ listesinde değildi. Buna rağmen bunu bize suç olarak yazdılar. Bizi suçlu çıkarmak için hazırlanmış bir iddianame var. Bu iddianame; kendi topraklarımızda göçmen durumuna düşelim, çalışamayalım, hayat kuramayalım diye hazırlanmış" dedi.
ANAYASA MAHKEMESİ BOZDU, DOSYA YARGITAY’DA
Anayasa Mahkemesi’nin davayı bozduktan sonra, dosyanın Yargıtay’a gittiğini kaydeden Ağrali, düşüncelerini özgürce ve demokratik eylemlerle dile getirdikleri için cezalandırıldıklarını söyledi. Ağrali, “Bu dava nedeniyle tutuklandım. 4-5 ay cezaevinde kaldım. Ama itiraz ettikten sonra serbest bırakıldım. Dosyam Yargıtay’a gitmişti. Yargıtay cezamı onamıştı fakat Anayasa Mahkemesi bu cezayı bozdu. Anayasa Mahkemesi cezayı hukuka aykırı bularak yeniden değerlendirme kararı verdi. Şimdi dosya tekrar Yargıtay’da. Eğer Anayasa Mahkemesi kararı esas alınırsa, Yargıtay’ın da bu kararı kabul etmesi gerekiyor. Benim suçlu gösterildiğim bütün şeyler tamamen boş. Bir insanın düşüncesini dile getirmesi nasıl suç sayılabilir, nasıl cezalandırılabilir? Her insanın düşünce ve ifade özgürlüğü vardır. İnsanların düşüncelerine saygı duyulması gerekir" diye konuştu.
'SABIKALISIN' DENİLEREK İŞ VERİLMİYOR
Üniversite yıllarında hakkında açılan davalar nedeniyle iş bulamadığını söyleyen Ağrali, 10 yıldır bu şekilde cezalandırıldığını ve mesleğini icra edemediğini söyledi. Ağrali, "Bu davaların hepsi üniversitedeki faaliyetlerimiz yüzünden açıldı. İnsan bir düşünce dile getirdi diye nasıl suçlanır? Cezaevinden çıktıktan sonra çalışmak istedim ama nereye başvursam ‘sabıkalı’ diyorlar ve işe almıyorlar. ‘Cezan var, seni işe alamayız’ diyorlar. Bu sorunlardan dolayı iş bulamıyorum. İş bulamayınca geçimimizi nasıl sağlayacağız? Bu davalar yüzünden binlerce arkadaşımız sürgünde ve birçoğu da tutuklu. Üniversiteyi bitireli 10 yıl oldu. Ama kimse bize iş vermiyor. Şu anda inşaatta çalışıyorum. Bu da ailemi geçindirmeye yetmiyor" ifadelerini kullandı.
MA / Zeynep Durgut
