ANKARA - Madımak’ta katledilenler için 33 günlük “Adalet Nöbeti” başlatan PSAKD, eylemin son gününde Adalet Bakanlığı’na düzenlemek istediği yürüyüşün polislerce engellenmesi üzerine nöbetin ileriki günlerde de devam edeceğini duyurdu.
Madımak Katliamı faillerinin, serbest bırakılmasından sonra 33 günlük nöbet eylemi başlatan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği(PSAKD), nöbetlerinin son gününde genel merkez önünde bir araya gelerek Adalet Bakanlığı önüne yürümek istedi. Kitle, polis barikatı ile engellendi. Sivas'ta yakılarak katledilen 33 kişinin fotoğrafının olduğu pankart açılırken sık sık, "Katil devlet hesap verecek", "Sivas'ı unutma unutturma", "Faşizme karşı omuz omuza" sloganları atıldı.
Ziya Gökalp Caddesi’nden bakanlığa yürümek üzere siyasi parti, demokratik kitle örgütü ve dernek temsilcilerinin kitlesel olarak katıldığı eylemde, yürümek isteyen eylemcilere polis saldırdı. Yürüyüşün engellenmesine tepki gösteren kitle, oturma eylemi gerçekleştirdi. Ardından Madımak’ta katledilen 33 kişinin isimleri sayıldı.
Yapılan müzakere sonucunda yürüyüşe izin verilmemesinin üzerine PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, nöbetin son günü olduğunu ancak müdahale sebebiyle nöbete devam edeceklerini açıkladı.
‘32 YILLIK ADALET ARAYIŞI’
Yürüyüşü engellenen kitle Ziya Gökalp Caddesi’nde basın açıklamasını gerçekleştirdi. Açıklamayı okuyan PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, katliamın üzerinden geçen 32 yıldan beri adalet aradıklarını dile getirerek, “Adalet mücadelemizi sürdürmek, insanlığa karşı işlenmiş bir suç olan Sivas Madımak Katliamı davasının bir insanlık davası olduğunu ve biz bitti demeden bitmeyeceğini dosta, düşmana haykırmak için buradayız. Ne yazık ki, adaletin ayaklar altına alındığı, hukukun bir siyasi silaha dönüştürüldüğü karanlık bir dönemden geçiyoruz. Biz biliyoruz ki, katliamlarla yüzleşilmeden ve katliamcı zihniyetten hesap sorulmadan tam anlamı ile bir hesaplaşma yaşanmadan bu ülkeye ne barış ne demokrasi ne de adalet gelmeyecektir” ifadelerini kullandı.
‘CİHATÇI ANLAYIŞ ÜLKEYİ TESLİM ALMAYA ÇALIŞIYOR’
Erçe, demokrasiden yoksunluğun adalet ve barıştan yoksunluğa sebep olduğunu söyleyerek şöyle devam etti: “Bugün bu zihniyet, sadece Sivas Davası’nda değil, memleketin her köşesinde kendini dayatıyor. Halkın iradesiyle seçilmiş belediye başkanlarına kayyum atanıyor. Belediye başkanları, muhtarlar, meclis üyeleri, milletvekilleri, parti başkanları tek tek ve toplu halde hapishanelere dolduruluyor. Bu durumu protesto etmek isteyen halka sokaklarda zulmediliyor, gençler gözaltına alınıp tutuklanıyor. Bu zihniyet, bilime, bilim insanına, sanata, sanatçıya savaş açıyor. Bu zihniyet, dağlarımızı, taşlarımızı bir avuç sermayeye peşkeş çekiyor, bu zihniyet, eğitim sistemini bilimden ve akıldan uzaklaştırıyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nu, seçilmişleri, gazetecileri, öğrencileri, yarınlarına sahip çıkan gençleri tutuklayan, gözaltına alan, iktidarlarının devamı için her türlü antidemoktatik uygulamayı ortaya koyanlarla, Madımak’ın katillerini aklayan akıl aynı akıldır. Dün Sivas’ta, Maraş’ta, Çorum’da, Gazi’de, Gezi’de, Ümraniye’de, Suruç’ta, Ankara Gar Meydanında, Roboski’de, Dersim’de, Koçgiri’de, Reyhanlı’da ve daha birçok yerde vahşi katliamları gerçekleştiren cihatçı anlayış, bugün ülkemizi teslim almaya çalışıyor. Bunun farkındayız. Suriye’de başta Aleviler olmak üzere çeşitli halklara zulmeden, soykırım uygulayan selefi anlayış, ülkemizde kendisine taban oluşturmaya çalışıyor.”
Adalet Bakanlığı’na yürüyene kadar nöbetlerini devam ettireceklerini açıkladıktan sonra, açıklama sloganlarla sonlandı.