HABER MERKEZİ - Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi’nde hukuktan ekonomiye, savunmadan kültüre ve spora kadar örgütlenen kadınlar, şimdi de "Kadın Sözleşmesi"nin hazırlıklarını yapıyor.
Halkların bir arada “demokratik ulus” yaşamı ördüğü Kuzey ve Doğu Suriye’de sistem, kadın özgürlüğüne dayalı bir kimlikle şekilleniyor. “Kadın Devrimi” olarak nitelendirilen bu dönüşüm, Kobanê’de 2012 yılında başladı ve DAİŞ’e karşı 2014’de kazanılan zaferle tüm dünyada yankı buldu. “Kadın özgürlükçü, demokratik, ekolojik” paradigma eksenli başlatılan yeni dönemde, Kürt, Arap, Ermeni, Asuri-Süryani-Keldani, Çerkes, Türkmen, Müslüman, Hristiyan, Êzidî, Sünni ve Alevi gibi çoklu etnik ve inançsal kimlikler, toplumsal örgütlenme modeliyle bütünlüğe dönüştü.
Kadınlar, Yekîtiya Star’dan Kongra Star’a, Kadın Evi’nden Zenubiya Kadın Topluluğu’na, Kadın Kanunu’ndan Aile Kanunu’na, güvenlikten kültüre ve spora kadar birçok alanda geliştirdikleri örgütlülükleriyle sadece kendi hakları için değil, tüm toplumun özgürlüğü için mücadelenin sembolü haline geldi. Dosyanın bu bölünde yok sayılan bir noktadan adım adım geliştirilen kadın örgütlülüğünü ele alacağız.
YEKÎTİYA STAR’DAN KONGRA STAR’A
Kürt kadınlar ilk olarak BAAS rejimi dönümde 15 Ocak 2005 tarihinde Yekîtiya Star çatısı altında özgün örgütlülüğünü oluşturdu. Bir grup tarafından kurulan Yekîtiya Star’ın 11 yıllık mücadelesi Şubat 2016’da Kongra Star ile yola devam etti. Sınırları aşan Kongra Star, Lübnan, Federe Kürdistan Bölgesi ve Avrupa ülkelerinde temsilcilikler açtı. Dünyadaki diğer kadınlarla ortak mücadele hattını ördü.
KADIN EVİ
Toplumsal yaşamın her alanında inşaya öncülük eden kadınlar, özgürleştirilen her kentte örgütlendi. Bu doğrultuda her kente bağlı ilçe ve beldelerde Kadın Evi (Mala Jin) açıldı. Şu ana kadar 53 merkezde Kadın Evi açıldı. Qamişlo’da 3 kadınla 20 Mart 2011’de, Amûdê’de 4 kadınla 2011'de, Tirbêspiyê’de 8 kadınla 2012’de, Dêrîk’te 8 kadınla 1 Ocak 2012’de, Çilaxa’da 15 kadınla Ağustos 2012’de açılan Kadın Evi, Kuzey ve Doğu Suriye’nin 7 kantonunda örgütlendi.
KADIN ORDULAŞMASI: YPJ
2012 yılında kurulan Halk Koruma Birlikleri (YPG) içerisinde de yer alan kadınlar, sayılarının artmasıyla Cizîrê, Kobanê ve Efrîn’de özgün kadın taburlarını kurdu. İlk kez Efrîn’e bağlı Cindirês ilçesinde Şubat 2013 yılında “Şehit Rûken Taburu” kurulurken, ardından Dirbêsiyê’de 25 Şubat 2013’de “Şehit Berçem Taburu”, Qamişlo’da 8 Mart 2013’de “Şehit Adalet Taburu”, Kobanê’de 24 Mart 2013’de “Şehit Dicle Taburu”, Dêrîk’te “Şehit Zozan Taburu” kuruldu. Taburlarla böylece kadın ordulaşmasının da temelleri atılmış oldu ve 4 Nisan 2013’te Kadın Koruma Birlikleri (YPJ) kuruldu. Her geçen gün büyüyen YPJ, daha sonra bünyesine Arap, Ermeni, Süryani kadınları da katmaya başladı. DAİŞ’in Şengal’e saldırmasıyla Êzidî halkının çağrılarına yetişti ve yüzlerce Êzidî kadını DAİŞ’in elinden kurtardı. YPJ’den güç alan Êzidî kadınlar, daha sonra Şengal Kadın Birlikleri’ni kurdu.
KADIN KANUNU
Bu süreçte temel hakların güvence altına alınması için çıkarılan kanunlar, önemli kazanımların başında geldi. 27 Ekim 2014’te, kadın haklarını güvence altına alan, erkek egemen zihniyete dayanmadan toplumda adalet ve eşitliği sağlayan Kadın Kanunu çıkarıldı. Kongra Star öncülüğünde çıkarılan bu kanun 26 maddeden oluştu. Böylece kadın haklarının güvence altına alınmasının ilk adımı atılmış oldu.
DEMOKRATİK AİLE İÇİN KANUN
Hakların korunması bağlamında atılan bir diğer adım Aile Kanunu oldu. Demokratik bir aile perspektifiyle çıkarılan kanun ile medeni hakların güvence altına alınması, çok eşlilik ve çocuk yaşta evliliklerin yasaklanması amaçlandı. Aile Kanunu ile aile içi şiddet gibi konulara sıkı yaptırımlar getirilirken, kadın ve çocukların korunmasına yönelik önlemler de alındı. Ayrıca boşanma ve evlilik gibi konularda da detaylı düzenlemeler getirilerek, aile içi ilişkilerin adil bir şekilde yürütülmesi amaçlandı. Evlilik, boşanma, boşanmanın etkileri, akrabaların geçimi, akrabalık ve ailelere bağlı olan suçlar olmak üzere 6 başlıktan oluşan Aile Kanunu, 41 maddeden oluşuyor.
İÇ GÜVENLİK GÜÇLERİ
Saldırıların devam ettiği Kuzey Doğu Suriye’de iç güvenliği sağlamak amacıyla birimler de oluşturuldu. İki kişiyle 10 Kasım 2013’de örgütlenmeye başlayan Kadın İç Güvenlik Güçleri, 30 Haziran 2014’de kuruluşunu ilan etti. Toplumda huzur ve düzenin sağlanması için çeşitli tedbirler alan ve olaylara karşı önleyici bir rol oynayan İç Güvenlik Güçleri, erkek şiddeti, çocuğa yönelik cinsel suçlar ve aile içi şiddet gibi konulara müdahale ederek, şiddet gibi konularda farkındalık yaratmak amacıyla eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleri de yürütüyor.
KOMÜNAL EKONOMİ
Bölgede gerçekleşen devrimle birlikte kadınların örgütlendiği bir diğer alan ekonomi oldu. Önemli projelere imza atılan bu alanda, kooperatifler başta olmak üzere ticaret, tarım, tekstil, gıda ve sanayide önemli bir yol kat edildi. Kooperatiflerle ekonomiye adım atan kadınlar, 2015 yılında Ekonomi Komitesi’ni kurdu. İlk olarak Cizîre Kantonu’nda örgütlenen ekonomi ayağı, 7 kantonda topluma hizmet eden ekonomi modeline dönüştü.
KUZEY VE DOĞU SURİYE KADIN ADALET MECLİSİ
2016 yılında gerçekleşen Kadın Adaleti Konferansı’nda Kadın Adalet Meclisi’nin ilanı duyuruldu. Adalet ve eşitliğin sağlanabilmesi, demokrasinin kanun hükümleri dahilinde sağlanması için böyle bir karara varan kadınlar, Kadın Adalet Meclisi’nin 16 Kasım 2018 tarihinde gerçekleşen ikinci konferansında, Kuzey ve Doğu Suriye Kadın Toplumsal Adalet Meclisi olarak yola devam etme kararı alındı. Meclis, Kadın Evi, Adalet Divanı, Uzlaşma Komitesi ve Akademi olarak 4 bölümden oluşuyor. “Kadın, toplumsal adalet içerisinde özgün bir şekilde örgütlenir veya toplumsal adalet içerisinde yüzde 50 temsiliyete sahiptir. Kadın, toplumun ahlaki ve politik kurallarına uygun olarak adalet sisteminin gelişmesi için mücadele eder ve çalışır” gibi 17 maddeden oluşan ilkeleri bulunuyor.
SURİYE KADIN MECLİSİ
Suriye genelinde 200 kadının katılımıyla Minbic’te 8 Eylül 2017’de gerçekleşen kongreyle Suriye Kadın Meclisi ilan edildi. Yeni anayasanın oluşturulmasında ve diyalog süreçlerinde kadınların rolünün desteklenmesi, kadın haklarının her alanda güvence altına alınması için mücadele eden Suriye Kadın Meclisi, bölgesel ve uluslararası kadın hareketleriyle iletişim ve işbirliğini genişletme, kadın, güvenlik ve barışa ilişkin maddelerin (2245 ve 1325) hayata geçirilmesi, kamplarda yaşayan kadın ve çocukların eğitimi konusunda çalışmalara hız verme, yurt dışındaki faaliyetleri genişletme, özellikle işgal altındaki topraklarda kadınlara yönelik ihlalleri belgeleme gibi önemli bir planlamaya gitti.
KUZEY VE DOĞU SURİYE KADIN MECLİSİ
Askeri, diplomasi, kültürel, siyasi ve ekonomide önemli rol oynayan kadınların ve örgütlerin, ortak bir meclis üzerinden yürüttüğü tartışmalar neticesinde Kuzey ve Doğu Suriye Kadın Meclisi, 14 Haziran 2019’da kuruldu. Meclis, Arap, Süryani, Ermeni, Keldani, Türkmen ve Çerkeslerin yer aldığı 52 kadın hareketinin meclisi olma özelliğine sahip oldu. Kuzey ve Doğu Suriye genelinde Qamişlo ile Reqqa merkezli çalışma yürütülüyor.
ZENUBİYA KADIN TOPLULUĞU
Kongra Star bünyesinde yürütülen çalışmalar neticesinde kurulan bir başka kadın örgütü Zenubiya Kadınlar Topluluğu oldu. Minbic, Tebqa, Reqqa ve Dêrazor gibi kentlerde yürütülen çalışmalar, 1 Haziran 2021’de kuruluşu ilan edilen Zenubiya Kadınlar Topluluğu çatısı altında örgütlendi. Bu kentlerdeki kadınlara ulaşma temelinde çalışmalarına başlayan Zenubiya Kadın Topluluğu, tüzüğü kapsamında Minbic, Reqqa, Tebqa ve Dêrazor’da bürolar açtı. 7 yönetim kurulu tarafından yönetilen bürolar, adalet, eğitim, şehit aileleri, ekonomi, savunma, maliye, iletişim, sağlık ve kültür-Sanat vb. birçok çalışmaya ilişkin kurulan 11 komite kapsamında çalışmalarını sürdürüyor. Bu komitelerin temel rolü ise, kadınları çalışmalara dahil ederek örgütlemek ve eğitmek. Tebqa Bölgesi’nde bulunan “Şehîd Adar Harun Akademisi” merkezinde akademi çalışmalarını yürüten Zenubiya Kadın Topluluğu, bu akademiyle sadece kadınlara değil tüm topluma ulaşmayı hedefledi.
HÎLALA ZÊRÎN KÜLTÜR VE SANAT HAREKETİ
Farklı inanç, kültür ve dillere sahip halkları bir araya getirerek, komünal-demokratik toplum kültürünü teşvik etmek amacıyla kültür ve sanat alanında örgütlenmeye gidildi. Bu alandaki örgütlenmenin başında Hîlala Zêrîn Kadın Kültür ve Sanat Hareketi geliyor. Kadınların renkleri ve iradeleriyle özgür bir yaşamı inşa etmeleri için faaliyetlerini sürdüren Hîlala Zêrîn Kadın Kültür ve Sanat Hareketi, 2016’da Qamişlo’da örgütlenen Kevana Zêrin Kültür Hareketi’ne dayanıyor. 7 kantonda örgütlü olan hareket, müzik, tiyatro, folklor ve resim gibi birçok kültür ve sanat faaliyeti yürütüyor. Diplomasi Komitesi, kültür ve sanat aracılığıyla kültürel diplomasiyi geliştirirken, uluslararası ve Ortadoğu düzeyinde, kültür ve sanat kurumlarıyla, kadın sanatçılar ve aydınlarla ilişki kurdu, “Rojava Devrimi” kültürünü tanıttı. Film-Sinema ve Stüdyo faaliyetleri de yürüten Hîlala Zêrîn Kültür ve Sanat Hareketi, 6-15 yaşları arasında olan çocuklara müzik başta olmak üzere, folklor, tiyatro ve resim eğitimleri verdi.
KUZEY VE DOĞU SURİYE SPOR BİRLİĞİ
1983’e dayanan spor örgütlenmesi devrimle birlikte kadınları da kapsayarak 2014’te daha da güçlendi. Kuzey ve Doğu Suriye Spor Birliği çatısı altında örgütlenen kadın sporcular, takım ve (futbol, voleybol, basketbol), bireysel sporlarda (satranç, karate, bisiklet, binicilik, atletizm, yüzme, gülle atma, sırık atlama, tenis gibi) yer aldı. Kadın Spor Kulüpleri, Cizre Bölgesi’nde Peyman, Waşokanî, Vedeng Spor Kulübü, Kobanê’de Nesrîn Spor Kulübü, Tebqa Spor Kulubü, Reqa’daki El Furat Spor Kulubü olarak örgütlendi. Kadın sporcuların da yer aldığı Spor Kulüpleri şöyle; Zîban, Serdem, Tebqa Gençlik, Minbic Gençlik, Bakur, El Furat ve Nisrîn Spor Kulübü.
Kongra Star Eğitim Komitesi üyesi Ahîn Elî, sistemin kadınlar açısından nasıl bir değişim-dönüşüm yarattığını Mezopotamya Ajansı’na (MA) anlattı.
KOMÜNLERDEN DEMOKRATİK KONFEDERALİZME
“Rojava Devrimi”nin bütün toplumda olumlu ve büyük bir etki yaratığını belirten Ahîn Elî, komünlerle başlayarak büyüyen sistemin Demokratik Özerk Yönetim olarak adlandırıldığını söyledi. Bu sistemin oluşumunda kadınların büyük bir payının olduğunu dile getiren Ahîn Elî, “Toplumun her alanında kendini örgütleyen kadınlar, devrime öncülük etti. Rojava devrimi kendi içinde kadın devrimini kucaklamıştır. Bunun etkisi bütün her yere sirayet etmiştir. Rojava devrimi ile daha da yüksek sesle söylenen ‘Jin, jiyan, azadî’ sloganı bugün dünyanın dört bir yanından yankılanıyor. Bu sloganı bugün sadece Kürtler dillendirmiyor. İran’da, Rojhilat’ta yüksek sesle haykırılan bu slogan, Afrika ülkelerinde de yükseliyor. Bu slogan, kadının toplumda eşit olma talebinin yansımasıdır. Bu mücadele sadece kadının özgürleşmesi için değil, herkesin özgürleşmesi için veriliyor. Kadının özgürleşmesi, toplumun topyekun özgürleşmesinin başat gereğidir. Kuzey ve Doğu Suriye'dec ‘Jin, jiyan, azadî’ sloganı kalıcılaştırılmıştır. Değişim ve dönüşümü yaratmaktadır” diye belirtti.
KADINLAR SÖZ SAHİBİ
Kuzey ve Doğu Suriye’de onlarca kadın örgütünün olduğunu söyleyen Ahîn Elî, “Suriye Kadın Meclisi, Kuzey ve Doğu Suriye Kadın Meclisi, Kongra Star, Zenubiya Kadın Topluluğu, Kadın Evleri (Mala Jinê) ve her siyasi partinin kendi kadın meclisi bulunuyor. Bunların yanından her alanda kadın örgütlemeleri söz konusudur. Her okulda bir kadın meclisi var. Burada kadının iradesi, örgütlemesi anlatılıyor. Her inancın kurduğu komitelerde kadınlar kendini örgütlemiş durumda. Bu temelde çalışmalarımızı büyütüyoruz. Kuzey ve Doğu Suriye’nin her kurumunda kadının özgün temsiliyeti sağlanıyor. Bu kurumlarda kadınlarla ilgili her hangi bir kararın erkekler tarafından alınması söz konusu olamaz” ifadelerini kullandı.
KADIN SÖZLEŞMESİ HAZIRLANIYOR
Kuzey ve Doğu Suriye’de Toplumsal Sözleşme, Kadın ve Aile kanunlarının olduğunu belirten Ahîn Elî, “Bu kanunlar kadınların haklarını, ailenin haklarını koruma altına alarak demokratik aileyi esas alıyor. Kuzey ve Doğu Suriye’yi kapsayan Toplumsal Sözleşme'nin yanı sıra tüm Demokratik Özerk Yönetim’i kapsayacak Kadın Sözleşmesi’nin hazırlıkları yapılıyor. Kadın Sözleşmesi, tekçi bir Suriye yerine çok renkli demokratik bir Suriye’nin temel taşı olacak. Bugün Kuzey ve Doğu Suriye’de kadın devrimine Kürt kadınları öncülük etmiş olabilir. Ancak bu devrimin tek öznesi Kürt kadınları değil. Arap, Süryani, Türkmen, Ermeni, Çerkez, Ezidî, her inançtan ve etnisiteden kadınlar kendini örgütlüyor” dedi. “Rojava Devrimi” ile kadınların öncülük misyonunun geliştiğini kaydeden Ahîn Elî, öncü olan kadınların da her türlü şiddete karşı örgütlendiğini dile getirdi.
KADINLAR ÖRGÜTLENEREK DEĞİŞTİRİYOR
Bin yıllardır kadını yok sayan, toplumsal alandan uzaklaştıran eril sisteme karşı büyük bir mücadele olduğunu ifade eden Ahîn Elî, şöyle devam etti: “Bireysel özgürlük yetmez, toplumu da özgürleştirmek gerek. Kadının özgür olduğu yerde köleleştirilmiş erkek ve çocuğun olması kabul edilemez. Kadınlar toplumun yarısını oluşturuyor, geri kalan yarısını da eğitiyor, gelişimine katkı sağlıyor. Bunun için ‘özgür kadın özgür toplum' diyoruz. Kominden meclislere, ilçe meclislerinden il meclislerine, büyük şehir meclislerinden kanton meclislerine, kantonlardan özerk yönetime kadar birçok kadın örgütlenmesi söz konusu. Bugün bu örgütlenme sadece Kuzey ve Doğu Suriye toplumunu etkilemiyor, bütün Ortadoğu toplumuna umut oluyor.
Elbette erkek egemen zihniyetin bir bütünen bittiğini söylemek mümkün değil. Bütün dünya devrimlerinde kadınlar yer aldı ancak devrim sonrası erkekler bu emeğe kondu. ‘Rojava Devrimi’nde ise böyle olmadı. Nedeni erkeklerin Önder Apo’nun fikir ve felsefesiyle kuşanmış olmalarıdır. Önder Apo, köle erkeği öldürüp özgür erkeği yaratmıştır. Özgür kadın ve özgür erkek mücadelesi ile özgür toplum kalıcılaştırılırsa bu, bütün Ortadoğu için emsal olacaktır. Eskiden Kuzey ve Doğu Suriye'de de kadınlar sadece cinsel bir obje olarak görülüyordu. Kadının insan olarak görülmediği karanlık bir dönem söz konusuydu. Bu zihniyete karşı verilen mücadele kurtuluş mücadelesidir. Bugün kadın ordusu var. YPJ, kadın savunmasının temsilidir. Kadınlar kendi varlığını kabul ettirmiş durumda. Ama bu zihniyetin, sistemleşmesi için inşa süreci devam ediyor. Bu konuda da önemli bir yol alındığını söyleyebilirim. Kadınlar her yerde kendi örgütlülüklerini sağlamalı ve kendilerine yönelik saldırılara karşı çıkmalıdır. Çağın ruhu ile Rojava kadın devrimini sahiplenilmelidir. Sahip çıkılmaz ise kadın devriminin de amacına ulaşması beklenemez.”
YARIN: Ortak yaşam hukuku: Toplumsal Sözleşme
MA / Semra Turan - Emrullah Acar